instagram @burcuacemstyle

snap: istanbulfashionaddict

collabs: glamrockgal@gmail.com

Monday, June 7, 2010

FARKLI BİR PAZARTESİ

Bunu yazmalıyım dedim.Yağmurlu ve kapalı havası olan haziranın ilk haftasonu, beklediğim gibi geçmedi.Hava güzel olsa, ne planlar varken, İstanbul'u sel aldı götürdü. Ama üzülmedim yine yapabildiğim kadar yaptım...Üstelik, pazartesi ve salı da çalışmayacaktım eğitimdeydim.Bu harikaydı! Bugün kalkıp stres yönetimi eğitimine gittim.Doğru nefes alıp vermeyi, meditasyonu ve hayata bakış açımızı değiştirmeyi, farkındalaşmayı, hayatta nelerin akıp gittiğini ama görmediğimizi, hayatla ilgili önemli felsefeler ve sözcük dağarcığıma katmam gereken sözler öğrendim. Bugün kendim için çok güzel bi gündü. Her ne kadar bütün gün yağmur yağsa da, hayata bakış açımı değiştirecek güzel öğretiler girdi hayatıma.

Dersin sonunda kişiliğimizin rengini bulmak için test yaptık.Bu teste göre kişilikler 4 renge ayrılıyor:
-Analizci (renkleri: MAVİ)
-Destekleyen( renkleri: YEŞİL)
-İlham verici/Teşvik edici (renkleri: TURUNCU)
-Kontrolcü: (renkleri: KIRMIZI)

Ben açık ara farkla testin sonucunda turuncu çıktım yani ilham verici. İlham verici pek çıkmazmış aslında bu gruplarda.Üç kişiydik.Yani karşınızda nadir görebileceğiniz bir kişilik var:)

Kurstan 5'te çıktım.bu harikaydı. Yani saat beşde işten çıkmak herkes çalışırken...Ders bitince hava güzel olsa Taksim'e, Cihangir'e, Asmalımescit'e, belki Cadde'ye giderim uzun zamandır görmediğim arkadaşları görürüm diyordum ama kötü hava beni spora teşvik etti. Ben de spora gittim erkenden. Sporda bugün pilates dersi vardı. Havuzda yüzeyim mi yoksa pilates dersine mi gireyim derken pilates ağır bastı. Uzun süredir spinning yapıyorum ancak pilates hocasını bu spor salonunda beğenmeyince bırakmıştım. Yeni hocayı ilk kez bugün gördüm. Gerçekten iyiydi Cihangir'deki pilates hocam başkaydı ama bu da yabancı ve iyiydi işte. Artık pilatese de devam edebilirim haftaiçi ancak zaten bir ay olmuş hoca değişeli benim bugün haberim oldu.Çünkü pilates olan günler ben gitmiyordum spora. Aslında sadece kendi vucuduma saygımdan ve sağlık arayışımdan gidiyorum,sporu çok sevdiğimden değil. Tembelin ve çıtkırıldımın tekiyim.Ama spor hayatıma gireli 1.5 yıl oluyor ve gitmeyince suçluluk hissediyorum. Bu beni sorumluluk sahibi biri de yapabilir ama pek çok insan aslında ciddi sorumluluklar almaktan korktuklarını kendilerine itiraf edemezler.Öyle insanlar tanıdım ki aslında sorumluluktan korkuyorlar.Eminim hala ciddi sorumluluk ve bağlılık duygusundan acayip korkuyorlar ve bunu kendilerine bile itiraf edemiyorlardır.Üzücü ama işte hayatta bu tarz insanlar da var. Sorumluluk duygusuna girdik ve konu tamamen değişti biliyorum. Bugün uzun uzun yazasım geldi. Blog benim yazar benim....istediğim konuya girerim :) Bu arada yaz hakkında planlarım var. Kafam çok dolu. Aslında hiçbişey yapmama moduna oluyorum çoğu zaman ama bu yaz; farklı.Bu yaz bütün festivallere,konserlere ve yaz tatilimde de kimsenin bilmediği yerlere gitmek istiyorum.Ekstrem ve farklı bi yaz beni bekliyor, bunu hissediyorum.Bişeyler kapıda. Ama bunu şimdi düşünmek istemiyorum.

Pilatesi özlemişim. Ama bol adrenalinli yüksek volümlü tekno müziklerle yapılan spinning derslerini daha çok seviyorum.Neyse artık hayatıma devam edeyim.İyi geceler.Ha ne diyordum? Sizi seviyorum. :)

No comments: